YTÜ TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGESİ EK ALANI DEMİRCİLER SANAYİ SİTESİNDE….

4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun 4.üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 17/04/2013 tarihli ve 2013/4676 sayılı kararname eki ile Yıldız Teknik Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi Ek Alanı (İKİTELLİ O.S.B.) olarak Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit edilmiş ve 17 Mayıs 2013 tarihli 28650 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmak suretiyle yürürlüğe girmiştir. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz.

YÖNETİM KURULU BAŞKANI
MUSTAFA TOPÇUOĞLU

21 Şubat 2013 tarihinde, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teknoloji Bölgeleri Genel Müdürü Doç. Dr. Cevahir UZKURT başkanlığında 7 bakanlık temsilcisinden oluşan Değerlendirme Kurulu ile yapılan toplantı neticesinde İkitelli O.S.B. Teknoloji Bölgesi ek alanı onayı çıkmış, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 05/03/2013 tarihli ve 2215 sayılı yazısı üzerine Bakanlar Kuruluna gönderilen dosya, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun 4.üncü maddesine göre Bakanlar Kurulu’nca 17/04/2013 tarihli ve 2013/4676 sayılı kararname eki ile Yıldız Teknik Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi Ek Alanı (İKİTELLİ O.S.B.) olarak Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit edilmiş ve 17 Mayıs 2013 tarihli 28650 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. “ Teknoloji Geliştirme Projesi ” İkitelli Organize Sanayinin parlayan yıldızı Demirciler Sanayi Sitesi’nde 4691 Sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgesi Kanunu kapsamında yapılandırılmak ve işletilmek üzere Yıldız Teknopark A.Ş. tarafından teknoloji geliştirme merkezi ek alanı olarak kullanılabilmesi 25 yıl süre ile kira sözleşmesi süresi ile kiraya verilmiş olup, DEMSİT Sanayi Sitesi içinde 582 Ada 11 Parsel 9.318 m2 arsa alanlı bulunduğu imarlı parseli üzerindeki Sosyal Tesis Binası revize edilerek  Teknopark dizaynı ile yükselerek, İkitelli Organize Sanayi Bölgesine hizmet vermektedir. Ülkenin e-dönüşüm hedefine de katkı sağlayacak proje, akademik çevreyle sanayicileri buluşturarak düşünce ve üretim potansiyeli yüksek bir beraberliği gerçekleştirmek ve Üniversite öğrencileri için staj olanaklarını da arttıracak proje bölgenin istihdam ve yatırım potansiyelini de çoğaltarak gelişimine katkıda bulunmak amacıyla faaliyete geçilmiştir.

“ YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ TEKNOPARK HAKKINDA ” Yıldız Teknik Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi Teknopark A.Ş.’nin temelleri 2003 yılında atıldı. 2009 yılında faaliyete geçen Yıldız Teknopark’ta çeşitli sektörlerde 112 firma faaliyet gösteriyor. Faaliyete geçtiği tarihten itibaren 202 projenin tamamlandığı Yıldız Teknoparkt’ta 459 proje ise halen devam ediyor. 1855 personelin istihdam edildiği Yıldız Teknopark’ta faaliyet gösteren firmaların yüzde 73 gibi önemli bir kısmı, geleceğin en önemli sektörleri arasında gösterilen yazılım firmalarından oluşuyor. Teknopark’ta ayrıca Bilgisayar ve İletişim Teknolojileri, Elektronik, Gıda Sanayii, Havacılık, İlaç ve Kimya, Makine ve Teçhizat İmalatı, Sağlık, Savunma Sanayii ve Telekomünikasyon alanında Ar-Ge çalışması yürüten önemli firmalar faaliyet gösteriyor. Türkiye genelinde ise 2012 yılı sonu itibariyle 35 ilde ilan edilen 49 teknoparktan 34’ü aktif olarak faaliyet gösteriyor. Türkiye’de 10 yıl gibi kısa bir süre önce faaliyete geçen teknoparklar ve ülke ekonomisine ve teknolojik kalkınmasına önemli rol oynadı. 2012 yılı sonu itibariyle Türkiye geneli teknoparklarda 2 bin 134 firma faaliyet gösteriyor. 15 bin 145 Ar-Ge personeli ve 3 bin 255 destekli personelin çalıştığı teknoparklarda 5 bin 601 proje devam ediyor. 10 bin 220 projenin ise tamamlandığı teknoparklarda tescil edilen patent sayısı ise 322’yi buldu. Teknoparklarda 8 milyar TL yurt içi satış ile 680 milyon dolar yurt dışı satış rakamına ulaşıldı. AR-GE ağırlıklı faaliyetlerle bölgesel ve yerel ekonominin yeniden yapılanmasını sağlayan ve Üniversite-sanayi ilişkilerinin somut işbirliğine dönüşmesini sağlayan Teknopark projesi Üniversitemizin en önemli öncelikleri arasında yer almaktadır. Üniversite-sanayi ortaklığındaki köprümüz olan Teknopark projesi aracılığıyla akademisyenler ve gençlerin sektörlere dahil olması, üniversite-sanayi işbirliği kavramına yeni bir boyut kazandıracaktır. Tüm dünyada ekonomik, sosyal ve politik alanda gelişme sağlanabilmesi teknolojik gelişmelerle mümkündür. Teknolojik gelişmenin temelinde ise bilim ve teknoloji alanında yapılan buluşların ve sağlanan gelişmelerin uygulanabilir olması yatmaktadır. Küreselleşen dünyada işletmelerin rekabet gücünü artırması için bilgi birikimi ve maddi imkanlar bir araya getirilmeli ve ortaya çıkan yeni ürün ekonomik değeri olan satılabilir bir ürün haline getirilerek ekonomiye kazandırılmalıdır. Bundan dolayı bilimsel bilginin üretildiği yerler olan üniversitelerde, sadece temel araştırmalar yapmak yerine uygulamalı araştırma geliştirme çalışmaları da yapılmalıdır. Üniversitelerde yapılan bu bilimsel çalışmaların sonuçları sanayiye aktarılarak bilimsel bilginin kullanıldığı teknoloji tabanlı bir üretim geçekleşmektedir. Bu üretimlerin gerçekleştirildiği, yeni girişimlerin oluşmasının sağlandığı ve üniversite sanayi işbirliğinin yaşandığı yerler olarak karşımıza teknopark kavramı çıkmaktadır. Gelişmiş ülkelerde, dünya ekonomik dengelerinin 1970’li yıllardan itibaren değişmesi ve sanayi ağırlıklı üretimin azalmasıyla, üretimi arttırmak ve sanayi sektörünü canlandırmak amacıyla Ar-Ge’ye ayırılan kaynaklar arttırılmış ve araştırma sonuçlarını sanayiye aktarma mekanizmaları oluşturulmuştur. Bu konuda geliştirilen en etkili mekanizma teknoparklardır. 1970′li yıllardaki ekonomik krizden kurtulmak isteyen gelişmiş ülkeler, üniversiteler ve araştırma kuruluşlarındaki Ar-Ge sonuçlarını uygulamaya aktararak, bölgesel kalkınma, işsizliğin giderilmesi, arazilerin değerlendirilmesi ve bilime dayalı üretimin sağlanması bakış açıları ile teknopark girişimine önem vermişlerdir. 1980′li yıllarda bu konuda önemli gelişmeler kaydederek, amaçlanan konularda önemli sonuçlar alınmıştır.

Dünyadaki Teknoparkları rakkamlarla incelediğimizde;

  • Dünyadaki teknokentlerin sayısının kuluçka merkezleri ile birlikte 4000’in üzerinde olduğu,
  • Bu Teknoparkların çoğunun 80’li yılların ikinci yarısında kurulduğu,
  • %83’ünün kar amacı gütmeyen yapılar olduğu, %62’sinin bünyesinde kuluçka birimi barındırdığı, %70’inin kamu yatırımı ile kurulduğu, %73’ünün arsa kiralayarak kendini idame ettirdiği,
  • Teknokent firmalarının %26’sının bilişim teknolojilerinde, %20’sinin biyoteknolojide, %19’unun elektronikte, %8’inin çevrede, %6’sının ileri malzemede, %5’inin kimyada, %9’unun tarımda ve %7’sinin diğer sektörlerde faaliyet gösterdiği,
  • Teknokent şirketlerinin %51’inin hizmet, %18’inin sanayi ve %26’sının ar-ge şirketi olarak tanımlandığı,
  • Teknokent şirketlerinin %89’unun KOBİ nitelikte olduğu görülmektedir.

Teknoparklar, teknoloji üretme çabasında olan sanayi kuruluşları için de önemli bir fırsattır. Bilindiği gibi sanayi kuruluşlarının kalkınmasında, gelişmenin sürdürülebilirliği ve ar-ge faaliyetleri çok önemli rol oynamaktadır. Bu sürdürülebilirliği destekleyebilen en önemli unsurlardan biri de Bakanlık-üniversite-sanayi iş birliğidir. Bu iş birliğinde bir diğer önemli konu ise, ortak yürütülen projelerdir. Karşılıklı fayda temelinde yürütülen bu projelerin birçok faydasının olduğu yadsınamaz. İş çevrelerinin üniversiteler ile işbirliğini arttırmaları gerekmektedir. Özellikle rekabetin arttığı bir dönemde bilimsel faaliyetlerden uzak üretimde bulunmak firmalara çok şey kaybettirecektir. Bu işbirliği sonucunda sanayiler ürün çeşidini sürekli artırmak, yüksek kaliteli ürün üretmek ve üretim maliyetini düşürebilmek için gerekli çalışmalarda bulunabileceklerdir. Üniversite-sanayi işbirliği, özellikle üniversitelerin mühendislik eğitiminde pratik uygulama imkanları doğuracaktır. Yapılan bu karşılıklı işbirliği, ülkelerin bilimsel, teknolojik ve ekonomik gelişmesini hızlandıracaktır.

Üniversitelerin beklentileri;

  • araştırma bütçelerinin sanayi desteği sayesinde artması
  • öğrencilerin mesleki gelişimlerine katkıda bulunulması
  • ülke ekonomisine fayda sağlanması

Sanayinin beklentileri;

  • pazara yönelik teknolojik bilgi ihtiyacının karşılanması,
  • karşılaşılan problemlere kısa sürede çözüm bulunması,
  • ürün kalitesinin iyileştirilmesi ve ekonomik büyüme sağlanması için çalışmalar yapılmasıdır.

Üniversite ve sanayi işbirliği, bilgi ve kaynağın bir arada kullanılmasıdır. Ülkemizde sanayi ve üniversitelerin ortak çalışmalar yürütebilmesi amacıyla önemli projelere imza atılmaktadır. Tübitak, Santez, Kosgeb ve Teknopark projeleri, bu işbirliğini kurumsal bir platforma taşımak için Devletimizin tarafından atılmış önemli adımlardır. Özellikle Bakanlığımız tarafından sağlanan ar-ge, hibe ve destekler hem üniversiteler hem de sanayi için büyük önem taşımakta ve inovasyon odaklı ar-ge sürecinde teşvik edici ve itici bir güç olmaktadır. YTÜ Teknopark olarak, paydaşlarının mevcut kaynaklarının daha verimli kullanılması veya onlara yeni kaynak yaratılması amacıyla, ileri teknoloji, inovasyon, enerji, bilişim, telekomünikasyon, endüstriyel ürünler, moleküler teknoloji, sağlık ve endüstriyel ürünler alanlarında faaliyet gösterecek firma ve kuruluşlara en uygun maliyet çerçevesinde, dünya kalitesinde, etkin teknopark hizmetleri sunmak, ileri teknoloji alanında çalışan yerli ve uluslararası şirketleri bir araya getirerek aralarında ve üniversitelerle sinerji yaratmalarını sağlayan mekanizmalar kurmak ve ileri teknoloji üretme potansiyeli olan yeni şirketlerin kurulmasını ve mevcut küçük şirketlerin büyümesini teşvik etmek Yıldız TEKNOPARK’ın en önemli öncelikleri arasında.

CEVAP VER